Ekonomi

ASO Başkanı Ardıç’tan erken sanayisizleşme riskine karşı acil önlem çağrısı

ASO Başkanı Seyit Ardıç, 2026 Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı’nda erken sanayisizleşme ihtimaline karşı hızla tedbir alınmasını istedi. İmalat sanayisinde 2023-2025 yıllarında özkaynakların reel olarak yüzde 17,6 gerilediğini söyleyen Ardıç, kalıcı çözümün fiyat istikrarı olduğunu vurguladı.

2 Kasım 202610 dk okuma0 yorum
ASO Başkanı Ardıç’tan erken sanayisizleşme riskine karşı acil önlem çağrısı
Haberi dinle
Özet hazır
Reklam Alanı · 728×90

Ankara Sanayi Odası (ASO) 2026 yılı 2. Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı’nda konuşan ASO Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç, sanayinin üretim, yatırım ve istihdam kapasitesinin muhafaza edilmesi gerektiğini ifade ederek, "Kalıcı olması gereken sıkılaşma değil, fiyat istikrarıdır" dedi. İmalat sanayisinde özkaynak ve kârlılıkta yaşanan gerilemeye işaret eden Ardıç, erken sanayisizleşme tehlikesine karşı acil önlemler alınması çağrısında bulundu.

Ankara Sanayi Odasının (ASO) 2026 yılı 2. Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı, Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç, Meclis Başkanı İhsan Çetinceviz, Yönetim Kurulu, Meclis, Disiplin Kurulu ve Meslek Komitesi üyelerinin katılımıyla yapıldı. Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren ASO Başkanı Ardıç, küresel ekonomideki gelişmeler, sanayicilerin yaşadığı problemler ve yeni döneme ilişkin hedefler hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Finansmana ulaşım, ihracat teşvikleri, erken sanayisizleşme riski ile Avrupa Birliği’nin sanayi politikalarına değinen Ardıç, sanayicilerin üretim ve yatırım kapasitesini koruyacak politikaların aynı anda uygulanması gerektiğini belirtti. Meslek Komitelerinin üyelerin sorunlarını ve taleplerini en yakından izleyen yapılar olduğunu dile getiren Ardıç, yeni dönemde dayanışma ve birlik içinde çalışacaklarını söyledi.

Bir önceki toplantıda gündeme getirilen taleplerin ilgili bakanlıklara aktarıldığını ve olumlu sonuçlar elde edildiğini kaydeden Ardıç, komitelerin hazırlayacağı projelere Odanın bütçe olanakları çerçevesinde destek sunacaklarını bildirdi.

"Ankara’nın bilgi ve üretim gücünü sanayicimizin hizmetine sunuyoruz"

ASO’nun geride kalan dönemde sanayicilerin teknolojik ilerleme ve üretim kapasitesini geliştirmesine yönelik önemli çalışmalar yaptığını belirten Ardıç, ASO-İLTEK kapsamında 81 ilin teknolojik gelişmişlik düzeyini ölçen bir çalışma hazırladıklarını söyledi. Sanayiyi ilgilendiren çeşitli alanlarda 28 araştırma raporu oluşturduklarını aktaran Ardıç, ASO Model Fabrika üzerinden üç yıl içinde 148 firmanın üretim süreçlerine katkıda bulunduklarını ifade etti.

ASO Teknopark, GarajX, ASO Teknoloji Üssü, ASO Serbest Bölgesi ve ASO Sıfır Atık Organize Sanayi Bölgesi projeleriyle ilgili de bilgi veren Ardıç, teknoloji odaklı girişimciliği desteklemek üzere ASO Girişim Ofisinin kuruluş aşamasının tamamlandığını açıkladı. Ardıç, oda binasında 600 metrekarelik bir alanda faaliyet gösterecek ofisin girişimcilere çalışma alanı ile danışmanlık hizmeti sağlayacağını kaydetti.

ASO’nun 2027-2030 vizyonunun odağında sanayicinin fabrikasında verimlilik, pazarında büyüme ve bilançosunda güçlenme hedeflerinin yer aldığını belirten Ardıç, dijitalleşme, yapay zeka, enerji ve hammadde verimliliği ile yeşil dönüşüm çalışmalarına öncelik vereceklerini dile getirdi.

"ASO’dan yeni endeks: ASO-SEE"

Ankara sanayisinin güncel görünümünü izlemek amacıyla yeni bir endeks geliştirdiklerini açıklayan Ardıç, ASO Sanayi Eşik Endeksi’nin (ASO-SEE) Ankara sanayisinin aylık durumunu yansıtacağını söyledi. Endeksin sahadan toplanacak veriler aracılığıyla sanayinin mevcut tablosunu ortaya koyacağını ve olası risklerin önceden belirlenmesine katkı sunacağını belirten Ardıç, Meslek Komitesi üyelerini pilot uygulamaya katılmaya davet etti.

Ardıç, ASO-İLTEK’in yeni verilerinin de yıl sonunda kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi.

"Kalıcı olması gereken sıkılaşma değil, fiyat istikrarıdır"

Küresel ekonomide jeopolitik gerilimler, enerji piyasalarındaki hassasiyetler ve korumacı ticaret politikalarının belirsizlikleri artırdığını belirten Ardıç, yapay zeka ile teknoloji yatırımlarının küresel rekabette belirleyici bir konuma geldiğini söyledi. Türkiye ekonomisindeki enflasyonla mücadele sürecine de değinen Ardıç, yüksek finansman maliyetleri, daralan iç talep ve ertelenen yatırımların sanayicilerin üzerindeki baskıyı artırdığını ifade etti.

Ardıç, "Enflasyonla mücadelede kalıcı olması gereken, sıkılaşmanın kendisi değil, fiyat istikrarıdır. Bu mücadelede başarıyı, enflasyonu düşürürken üretimi, yatırımı ve istihdamı ne kadar koruyabildiğimizle ölçmeliyiz" diye konuştu.

İmalat sanayisinin 2023-2025 dönemine ait bilanço rakamlarını paylaşan Ardıç, toplam aktiflerin reel bazda yüzde 6,6, özkaynakların ise yüzde 17,6 gerilediğini, toplam borçların da yüzde 5,8 yükseldiğini açıkladı. Aynı süreçte reel net satışların yüzde 11,7, faaliyet kârının yüzde 40,2 ve net kârın yüzde 63,5 düştüğünü belirten Ardıç, finansman giderlerinin faaliyet kârına oranının yüzde 44,8’den yüzde 69,1’e çıktığını kaydetti.

Firma sayısında yaklaşık yüzde 10 artış yaşanmasına karşın istihdamdaki yükselişin yüzde 1,2’de kaldığına dikkat çeken Ardıç, sanayinin sermaye yapısının zayıfladığını ve finansman maliyetinin ağırlaştığını söyledi. Sanayicilerin finansmana erişimini kolaylaştıracak ve özkaynaklarını güçlendirecek politikaların dezenflasyon süreciyle eş zamanlı uygulanması gerektiğini vurgulayan Ardıç, 50 milyar liralık yeni kredi hacmiyle yeniden başlayacak TOBB Nefes Kredisi’nin KOBİ’lere katkı sunacağını ifade etti.

Reklam Alanı · Yazı İçi 300×250

"Erken sanayisizleşme, erken mezuniyet değildir"

Türkiye’de imalat sanayisinin milli gelir içindeki payının son üç yılda 5 puanın üzerinde gerileyerek yüzde 17’ler düzeyine indiğini belirten Ardıç, erken sanayisizleşme riskine karşı uyarıda bulundu. Sanayileşmede belli bir olgunluk seviyesine erişmiş gelişmiş ülkelerde sanayinin milli gelir içindeki payının düşmesinin doğal kabul edilebileceğini söyleyen Ardıç, Türkiye’nin henüz ulaşmayı amaçladığı teknoloji ve refah seviyesine erişmeden üretim gücünü yitirme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu dile getirdi.

Ardıç, "Erken sanayisizleşme, erken mezuniyet değildir. Okuldan atılmaktır. Kalkınma hikayemizin başarıyla devam etmesi için sanayimizin üretim gücünü koruyacak, yatırımların önünü açacak ve teknolojik gelişimini hızlandıracak politika tedbirlerini vakit kaybetmeden hayata geçirmeliyiz" ifadelerini kullandı.

İhracat destekleri ve fon sorununa dikkat çekti

Merkez Bankasının döviz dönüşüm desteğinde yaptığı değişiklikleri de değerlendiren Ardıç, desteğin firmaların yarattığı katma değerle sınırlandırılmasının ihracatçıların yararlandığı desteği azalttığını söyledi. Katma değer oranı yüzde 25 olan bir firmanın döviz gelirinin yalnızca dörtte biri üzerinden destek alabildiğini aktaran Ardıç, destek mekanizmasının daha basit, öngörülebilir ve ulaşılabilir hale getirilmesini talep etti.

Fon meselesinin reel sektörü etkileyen sistemik bir probleme dönüşmemesi gerektiğini de vurgulayan Ardıç, yatırımcıların finansal sisteme yönelik güveninin korunmasının önemine işaret etti. Ardıç, "Temel beklentimiz bu sürecin şeffaf biçimde ilerlemesidir. Ancak burada önemli olan, bu gelişmelerin piyasanın geneline yayılan ve reel sektörü etkileyen sistemik bir soruna dönüşmemesidir" dedi.

"Made in Europe yaklaşımı kritik önem taşıyor"

Avrupa Birliği’nin gündeminde bulunan "Made in Europe" yaklaşımının Türkiye sanayisi bakımından önemli sonuçlar ortaya çıkarabileceğini belirten Ardıç, Türkiye’nin otomotiv ihracatının 2025’te 41,5 milyar dolara ulaştığını ve bu ihracatın yüzde 72,5’inin Avrupa Birliği ülkelerine yapıldığını söyledi. Türkiye’nin Avrupa sanayisiyle güçlü üretim ve tedarik bağlarına sahip olduğunu vurgulayan Ardıç, Türk üreticilerin yeni düzenlemeler kapsamında açık ve kalıcı güvencelerle desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

Gümrük Birliği’nin sanayi teşvikleri, kamu alımları ve yeşil dönüşümü içerecek biçimde güncellenmesini isteyen Ardıç, bu konunun en üst düzeyde izlenmesi gerektiğini kaydetti.

COP31’de Türk sanayisi tanıtılacak

Türkiye’nin 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya’da ev sahipliği yapacağı COP31’in sanayide yeşil dönüşüm açısından stratejik bir imkan sunduğunu belirten Ardıç, karbon yoğunluğunun uluslararası ticarette giderek daha etkili hale geldiğini söyledi. ASO’nun COP31 çerçevesinde Türkiye sanayisini temsil edeceğini belirten Ardıç, Yeşil Bölge’de kurulacak ASO standında ASO 2. OSB, ASO Teknopark, ASO Model Fabrika,

ASO METES

ve ASO NÜKSAK’ın çalışmalarının tanıtılacağını bildirdi. Ardıç ayrıca, 16 Kasım Bilim, Sanayi ve Teknoloji Günü kapsamında Türkiye Pavilyonu’nda düzenlenecek sanayide yeşil dönüşüm panelinde yer alacaklarını ifade etti. Yeşil dönüşümün sanayiyi daraltan bir sürece dönüşmemesi gerektiğini vurgulayan Ardıç, "Yeşil dönüşümde gerçek başarı, sanayiyi küçülterek emisyonları azaltmak değil; sanayimizi güçlendirirken üretimin karbon yoğunluğunu düşürebilmektir" dedi.

Konuşmasının son bölümünde belirsizliklerin yoğunlaştığı ekonomik süreci sisli bir yola benzeten Ardıç, sanayicilerin riskleri ve fırsatları doğru analiz ederek ilerlemesi gerektiğini söyledi. Ardıç, "Sis var diye kontağı kapatıp bekleyecek halimiz de yok. Çünkü beklersek, arkamızdan gelenler ya çarpıp bizi savurur ya da yanımızdan geçip gider. Sisli havada da yol almayı bilmek zorundayız" ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet’in 103’üncü ve ASO’nun 63’üncü kuruluş yıl dönümünü de kutlayan Ardıç, tüm üyeleri 18 Kasım Çarşamba günü saat 09.30’da Anıtkabir’de gerçekleştirilecek ziyarete davet etti. Toplantı, ASO Genel Sekreteri Mehmet Cansız’ın "Sanayinin Öncelikleri ve Yeni Dönemde Meslek Komitelerinin Rolü" başlıklı sunumuyla sürdü.

Cansız, ASO’nun yeni dönemde yürüteceği çalışmaları ve Meslek Komitelerinin bu süreçte üstleneceği sorumlulukları anlattı.

#Ekonomi#Haberler
İlginizi Çekebilir
Yorumlar (0)
0/500

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.