(ANKARA)- YENİ
Parti İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen, AKPM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, "X'te yani eski Twitter'da Türkiye'de her gün onlarca hesap engelleniyor. Bu hükümetin isteği üzerine genelde saatler içinde oluyor. Gazetecilerin, aktivistlerin, feministlerin, akademisyenlerin hesapları sansürle karşı karşıya" dedi.YENİ Parti İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, medya kuruluşlarının mali bağımsızlığı, gazetecilerin çalışma koşulları ve Türkiye'de sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engellerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Gökçen, konuşmasında şunları söyledi: "Basın özgürlüğünün önemini burada en çok hisseden üyelerden biri olabilirim.
Sermaye ve basın özgürlüğü arasındaki ilişkinin küçümsenmemesi gerektiğine inanıyorum. Bir medya kuruluşunun mali bağımsızlığı hükümete veya bazı şirketlere bağlıysa gerçek bir basın özgürlüğünden bahsetmek mümkün değildir. Eğer gazeteciler onurlu bir şekilde yaşayacak kadar kazanamıyorlarsa ve iş güvenceleri yoksa patronlarından da bağımsız olamazlar.
Siyasi güçten ve sermaye çıkarlarından bağımsız çalışmak isteyen gazeteciler giderek daha fazla dijital gazeteciliğe yöneliyorlar. Ancak gazetecilik sosyal medyaya geçtiğinde şeffaf olmayan ama çok daha büyük bir başka duvarla karşılaşır: Hükümetlerle mali ilişkileri olan bir global şirket."TÜRKİYE'DE
HER GÜN ONLARCA HESAP
ENGELLENİYOR"X'te yani eski Twitter'da Türkiye'de her gün onlarca hesap engelleniyor. Bu hükümetin isteği üzerine genelde saatler içinde oluyor. Gazetecilerin, aktivistlerin, feministlerin, akademisyenlerin hesapları sansürle karşı karşıya.
Aynı zamanda dezenformasyon, nefret söylemi, kişisel saldırılar ve tacizin haber adı altında paylaşılmasına izin veriliyor. Başka bir deyişle bir sosyal medya platformunun sahibi hem kimin hangi bilgiye erişebileceğine hem de neyin haber olarak kabul edileceğine karar veriyor."KARŞIMIZDA
KÜRESEL BİR SORUN
VAR"Bu nedenle bugün basın özgürlüğünü korumak bu küresel şirketlerin etkili bir denetime tabi olması için birlikte çalışmamızı gerektiriyor. Ulusal ve hatta bölgesel tedbirler Avrupa Birliği tarafından kabul edilenler gibi sadece sınırlı ve geçici çözümler sağlayabilir. Çünkü karşımızda küresel bir sorun var."

